cancağızım
a cancağızım bakma yok gibi durduğuna her şeyi O yapıyor. çok lakırtı yaptık azıcık toparlanma vaktidir deyip biraz susunca, dilimizden dökülmediği halde kalbimizden geçenler hiç de az uz şeyler değil, düşününce neler düşünebildiğimizi, hesaba kitaba sığabilir türden değil gerçekten. “madde mananın kesifleşmiş hali” imiş öyle diyorlar eyvallah. o halde bu “benin” nasıl bir manası var idi ki ortaya böyle bir madde çıktı. bu soruyu 7. katta olan işyerime çıkarken (günde defalarca inip çıkarım) küçücük ve her an arızalanabilir asansörümüzün genelde haftada 1 belki silinen aynasına bakıp düşündükçe) aklıma birde şu geldi. “mana seni senden soyan şeye denir” bu halde bir manamız olarak yaratılıp sonra bu manadan mada bir maddeye büründük velakin o maddeden de bir mana ortaya çıkartacağız. buna da eyvallah. belki O’nun kastı olan manamızı ve belki (aman sen bizi koru Yarabbim) O’nun hiç de sevmeyeceği bir hali ortaya çıkartacağız, derece ve dereke mevzuu herhalde. bütün bunları ortalama 5. kata gelince biraz bırakıp yeniden işe güce yoğunlaşmaya çalışınca daha 6. katın asansör penceresindeki kenarı kırık köşeyi görmeden şu da geliveriyor aklıma hangi manandan bu madde ortaya çıktı ki şimdi sen bunları düşünüyor ve buraya doğru yol alıyorsun. yine cevabı kendinden meşhul “bilmiyorum”
eh bu bilmezlikle 7. kata gelip o katta yapılan işlerin her nevisini bilerek mesaimin başında çalışmaya devam.
oysaki mesai de sadece O’na yapılırmış.
Encamımız hayrolsun.
Popularity: 3% [?]






Leave your response!