ucu altın dolmakalem
Montblanc’in ana firması Richemont Group’un CEO’su olan Platt “Montblanc almak kültürlü ve başarılı biri olduğum anlamına geliyor” demiş. Memleketimizin dört bir yanında iş tutmuş kocaman iş adamlarının hayatlarına kattıkları ilginç renklerden bir tanesi de pahalı eşyalar kullanmaları. Ama bu hobilerinden bir tanesi var ki beni oldum olası “gıdıklar”. Hem de nasıl bir gıdıklama. Hayatının büyük kısmında yazışmaları sadece bilgisayar klasvye ikilisiyle yapan. Mektuplarını mail ile yollayan tekliflerini, sunumlarını, haberlerini bu ikiliyle ileten biri olduğum halde, çantamda yada cebimde bir Montblanc taşıma fikri cezp edici olmuştur. Ama tabi sadece cezp edici olmuştur. Ötesi değil. Bugün ortalama bir Montblanc kalemin fiyatı 20 bin lirayı bulmuşken hatta üstüne üstlük fiyat ve çeşit konusunda sınır tanımayıp kimi modelleri 80/90 bin lira gibi abuk rakamları görmüşken Montblanc yada Dunhill markalı kalemleri Tahtakale çakmalarıyla kullanabilir yada bir ara benim başıma geldiği gibi Çin’in Guangzhou eyaletindeki çakmacıların en kalitelilerinin toplandığı Pazar yerinden “abi gerçeğinden ayıramazsın”cılardan birkaç tane alıp cebinize koyabilirsiniz. Zaten bu yazı bu kalemlerin hali hazırda kullanıldıkları, satıldıkları ve dolayısıyla üretilip varoldukları bilgisini vermek için “kaleme” alınmış bir yazı oluversin.
Buraya kadar sabredip okuyanlara biraz daha teknik bilgi vermemizde mahsur olmasa gerek.
Pahalı kalemler ne zaman “prestijli yazı yazma aracı”na dönüştü?
Kaliteli ve seçkin kalem pazarının itibarı da yükseldi. Bu ürünler rağbet gördükçe, görünüşleri ve yarattıkları hissiyatla pazarı ve modern dolmakalem tasarımlarını etkilemeye başladılar. En çok beğenilen ve koleksiyoncuların peşinden koştuğu modeller arasında Alfred Dunhill’in Namiki adlı kalemleri yer alıyor: İlk modelleri 1920′lerde satılan ve hâlâ üretimde olan, özenle verniklenmiş kalemler son derece sınırlı bir satış hacmine sahip ve her biri 122 bin TL.
Son 10-15 senede Montblanc’in popüler Meister-stück modeliyle, nadir bulunan Namiki, pazarda ciddi bir yer edindi. Cartier ise göz alıcı dekoratif enstrümanları, yani kalemleriyle dikkat çekiyor. Valiz markası Louis Vuitton bile çok kaliteli yazı enstrümanları işine adım attı. Ardından da koleksiyonerlerin parçalarından oluşan Montegrappa, Omas ve Tibaldi gibi butik markalar gelişmeye başladı. Bu markaları çekici kılansa sahip oldukları ayrıntılar. Bugün Richemont
tarafından satın alınan Montegrappa’nın klipsleri cilalanıp başlarına içi çekirdek dolu çarklar takılırken, oyma ustası bir daha değiştirilmesi mümkün olmayan özel parçaların yapımından mesuldür. Ayrıca kendisine işe başlamadan önce kahve içmemesi öğütlenir. Sınırlı üretimlere rağbet gittikçe artıyor ve bazen bunlar tarihi ya da hayali figürlerle ilişkilendiriliyor. Mesela James Bond’un itibar nesnelerinden biri, içinde lazer uçlu kurşun bulunan Dupont marka bir kalemdi. Tibaldi, Sony Pictures işbirliğiyle Da Vinci’nin Şifresi filmi için altın kalem tasarladı ve bu seri 20 binden fazla sattı. Diğer markalarsa mamut dişi, Spitfire savaş uçağından metal bir parça ya da ünlü şarap fıçılarının tahtaları gibi materyaller kullanarak sınırlı üretimler gerçekleştiriyor.
Müşteriler artık sadece kalemin dış tasarımıyla değil, mekaniğiyle de ilgili taleplerde bulunmaya başladı. Mesela daha ziyade kozmetik bir değere sahip altının, kalem uçlarında kullanılması büyük tartışmalara sebep oldu. Basitçe söylemek gerekirse daha yüksek karat, daha yumuşak kalem ucu, kullanıcının stiline daha kolay uyum sağlayabiliyor.
Başka trendler de mevcut: Son derece lüks sportif kalemler. Dunhill firması, ürettiği Ex-plorer kalemin eksi 20 derecede bile kullanılmasına olanak tanıyan yüksek basınçlı kartuşuyla adeta gurur duyuyor. Ayrıca kalemin gövdesinin içine yerleştirilen yapay çakmaktaşı, kalem başlığının ucundaki çelik halkayla temas edince kıvılcım ortaya çıkıyor. Kutup ya da çöl gibi ortamlardaysa koruyucu tekno-jelle dolu bir tüpün içinde, yaylı tutturma klipsleriyle beraber kalemi korumak mümkün. Yani bu ürün, kullanıcısını öldürebilecek koşullara bile direnebiliyor. Sırf bu yüzden, eve dönmek üzere olan bir gezgin, anılarını daha şık bir şekilde kâğıda dökebilmek için tükenmez kalem yerine dolmakalem tercih edebilir; şayet parmaklarının hepsi donmadıysa.
ne yazdığını değilde neyle yazdığını önemseyen insanlar için mi yapılmıştır bilmiyorum ama bu kalemi eline alan insan ne yazar acaba. sadece mühim anlaşmalara imzamı atar, yada oturup hayat hikayesini mi yazar… belki de göçüp gitmeden önce mirasını bırakır, belki de intihar notu !
Popularity: 37% [?]








Leave your response!