Yetiminim
kısa bir alıntı daha uzun bir başlangıcı vardı hikayenin ama bu kısa bir alıntı olsun. orta yerinden…
“…herkez ana babasıyla otururken sofralarına, mutluluğu beraber bulurlarken, haydarpaşa erenköy hattında unutamadığım yolculuklarda aklıma gelmişti ilk defa. bir ramazan ayında tren garında başlayan yolculuk kızıltoprak civarlarında iftar sofralarına oturmuş hem de kalabalık olmuş evleri görünce.hem ana hem de babasıyla sofralarına oturmuş mutlu olanlara bakınca insan yalnızlığına yeni isim arıyormuş.
şimdi buldum, yetiminim yalnız geçecekse de ömrüm, kimsem kalmayacaksa da
ben bilmem bunları, soyumu gelmişimi geçmişimi bilmem
bildiklerimi unuttur bana
sen elimi bırakma ben yetiminim öyle kalayım
seni bekledikten sonra ömür geçmiş
olmamışım… bunların bile bir yere kadar. seni bekledikten sonra uzun gitmişim, kısa kesmişim…
bırakma elimi, yokluğun olsun tek yokluğum ama sen bırakma, sofralarına bakmam kimsenin, gülüşlerine aldanmam, sözlerine kanmam, yeterki bırakma sen. nasılsın ki sen varken bile yokluğunun hasreti hiç geçmiyor bizden, elimi eline sürmüşken, kapında öyle durmuşken sen varken de ben yine yetiminim.sen velimsin, hem de nimetim, hem şükrüm, hem de sebebim.
Popularity: 6% [?]






Leave your response!